|
Amaç,
Kapsam,
Dayanak,
Tanımlar ve
İlkeler
Amaç
Madde 1-
Bu
Yönetmelik;
temel insan
haklarının
sağlık
hizmetleri
sahasındaki
yansıması
olan ve
başta
Türkiye
Cumhuriyeti
Anayasası'nda,
diğer
mevzuatta ve
milletlerarası
hukuki
metinlerde
kabul edilen
"hasta
hakları"nı
somut olarak
göstermek ve
sağlık
hizmeti
verilen
bütün kurum
ve
kuruluşlarda
ve sağlık
kurum ve
kuruluşları
dışında
sağlık
hizmeti
verilen
hallerde,
insan
haysiyetine
yakışır
şekilde
herkesin
"hasta
hakları"ndan
faydalanabilmesine,
hak
ihlallerinden
korunabilmesine
ve
gerektiğinde
hukuki
korunma
yollarını
fiilen
kullanabilmesine
dair usül ve
esasları
düzenlemek
amacı ile
hazırlanmıştır.
Kapsam
Madde 2-
Bu
Yönetmelik;
sağlık
hizmeti
verilen
resmi ve
özel bütün
kurum ve
kuruluşları,
bu kurum ve
kuruluşlarda
veya
bunların
dışında
hizmete
katılan her
kademedeki
ve unvandaki
ilgilileri
ve hizmetten
faydalanma
hakkını haiz
olan bütün
fertleri
kapsar.
Hukuki
Dayanak
Madde 3-
Bu
Yönetmelik;
3359 sayılı
Sağlık
Hizmetleri
Temel
Kanunu'nun 9
uncu
maddesinin
(c) bendine
ve 181
sayılı
Sağlık
Bakanlığı'nın
Teşkilat ve
Görevleri
Hakkında
Kanun
Hükmünde
Kararname'nin
43 üncü
maddesine
dayanılarak
hazırlanmıştır.
Tanımlar
Madde 4-
Bu
Yönetmelik'te
geçen
deyimlerden;
a) Bakanlık:
Sağlık
Bakanlığı'nı,
b) Hasta:
Sağlık
hizmetlerinden
faydalanma
ihtiyacı
bulunan
kimseyi,
c) Personel:
Hizmetin,
resmi veya
özel sağlık
kurumlarında
ve
kuruluşlarında
veya serbest
olarak
sunulmasına
bakılmaksızın,
sağlık
hizmetinin
verilmesine
iştirak eden
bütün sağlık
meslekleri
mensuplarını
ve sağlık
meslekleri
mensubu
olmasa bile
sağlık
hizmetinin
verilmesine
sorumlu
olarak
iştirak eden
kimseleri,
d) Sağlık
kurum ve
kuruluşu:
Milli
Savunma
Bakanlığı'na
ait olanlar
hariç olmak
üzere,
sağlık
hizmeti
verilen
resmi veya
özel bütün
kurum ve
kuruluşlar
ile tababet
icra edilen
bütün
yerleri,
e) Hasta
hakları:
Sağlık
hizmetlerinden
faydalanma
ihtiyacı
bulunan
fertlerin,
sırf insan
olmaları
sebebiyle
sahip
bulundukları
ve T.C.
Anayasası,
milletlerarası
andlaşmalar,
kanunlar ve
diğer
mevzuat ile
teminat
altına
alınmış
bulunan
haklarını,
ifade eder.
İlkeler
Madde 5-
Sağlık
hizmetlerinin
sunulmasında
aşağıdaki
ilkelere
uyulması
şarttır:
a) Bedeni,
ruhi ve
sosyal
yönden tam
bir iyilik
hali içinde
yaşama
hakkının, en
temel insan
hakkı
olduğu,
hizmetin her
safhasında
daima
gözönünde
bulundurulur.
b) Herkesin
yaşama,
maddi ve
manevi
varlığını
koruma ve
geliştirme
hakkını haiz
olduğu ve
hiçbir merci
veya
kimsenin bu
hakkı
ortadan
kaldırmak
yetkisinin
olmadığı
bilinerek,
hastaya
insanca
muamelede
bulunulur.
c) Sağlık
hizmetinin
verilmesinde,
hastaların,
ırk, dil,
din ve
mezhep,
cinsiyet,
siyasi
düşünce,
felsefi
inanç ve
ekonomik ve
sosyal
durumları
ile sair
farklılıkları
dikkate
alınamaz.
Sağlık
hizmetleri,
herkesin
kolayca
ulaşabileceği
şekilde
planlanıp
düzenlenir.
d) Tıbbi
zorunluluklar
ve
kanunlarda
yazılı
haller
dışında,
rızası
olmaksızın
kişinin
vücut
bütünlüğüne
ve diğer
kişilik
haklarına
dokunulamaz.
e) Kişi,
rızası ve
Bakanlığın
izni
olmaksızın
tıbbi
araştırmalara
tabi
tutulamaz.
f) Kanun ile
müsaade
edilen
haller ile
tıbbi
zorunluluklar
dışında,
hastanın
özel
hayatının ve
aile
hayatının
gizliliğine
dokunulamaz.
Sağlık
Hizmetlerinden
Faydalanma
Hakkı
Adalet ve
Hakkaniyete
Uygun Olarak
Faydalanma
Madde 6-
Hasta,
adalet ve
hakkaniyet
ilkeleri
çerçevesinde
sağlıklı
yaşamanın
teşvik
edilmesine
yönelik
faaliyetler
ve koruyucu
sağlık
hizmetleri
de dahil
olmak üzere,
sağlık
hizmetlerinden
ihtiyaçlarına
uygun olarak
faydalanma
hakkına
sahiptir. Bu
hak, sağlık
hizmeti
veren bütün
kurum ve
kuruluşlar
ile sağlık
hizmetinde
görev alan
personelin
adalet ve
hakkaniyet
ilkelerine
uygun hizmet
verme
yükümlülüklerini
de içerir.
Bilgi
İsteme
Madde 7-
Hasta,
sağlık
hizmetlerinden
nasıl
faydalanabileceği
konusunda
bilgi
isteyebilir.
Bu hak,
hangi sağlık
kuruluşundan
hangi
şartlara
göre
faydalanılabileceğini,
sağlık kurum
ve
kuruluşları
tarafından
verilen her
türlü hizmet
ve imkanın
neler
olduğunu ve
müracaat
edilen
kuruluşta
verilen
sağlık
hizmetlerinden
faydalanma
usulüne
öğrenme
haklarını da
kapsar.
Bütün sağlık
kurum ve
kuruluşları,
hastayı
birinci
fıkra
uyarınca
bilgilendirmek
için yeterli
teknik
donanımı
haiz birimi
oluşturmak;
bu birimde,
hastaya
kesin ve
yeterli
bilgi
verebilecek
nitelik ve
ehliyete
sahip
personeli
daimi olarak
istihdam
etmek ve
hastanın
ihtiyacı
olan
birimlere
kolayca
ulaşabilmesini
temin etmek
üzere,
kuruluşun
uygun
yerlerinde
bilgilendirici
tabela,
broşür ve
işaretler
bulundurmak
gibi
tedbirleri
almak
zorundadırlar.
Sağlık
Kuruluşunu
Seçme ve
Değiştirme
Madde 8-
Hasta; tabi
olduğu
mevzuatın
öngördüğü
usül ve
şartlara
uyulmak
kaydı ile,
sağlık kurum
ve
kuruluşunu
seçme ve
seçtiği
sağlık
kuruluşunda
verilen
sağlık
hizmetinden
faydalanma
hakkına
sahiptir.
Mevzuat ile
belirlenmiş
sevk
sistemine
uygun olmak
şartı ile
hasta sağlık
kuruluşunu
değiştirebilir.
Ancak,
kuruluşu
değiştirmenin
hayati
tehlikeye
yolaçıp
açmayacağı
ve
hastalığının
daha da
ağırlaşıp
ağırlaşmayacağı
hususlarında
hastanın
tabip
tarafından
aydınlatılması
ve hayati
tehlike
bakımından
sağlık
kuruluşunun
değiştirilmesinde
tıbben
sakınca
görülmemesi
esastır.
Acil
vak'alar
dışında,
herhangi bir
sosyal
güvenlik
kuruluşuna
bağlı olup
da mevzuatın
öngördüğü
sevk
zincirine
uymayanlar
aradaki
ücret
farkını
kendileri
karşılar.
Hastanın
sağlık
kuruluşunda
kalmasında
tıbben fayda
bulunmayan
veya bir
başka sağlık
kuruluşuna
nakli
gerekli olan
hallerde,
durum
hastaya veya
15 inci
maddenin
ikinci
fıkrasında
belirtilen
kişilere
açıklanır.
Nakilden
önce,
gereken
bilgiler
nakil
talebinde
bulunulan
veya tıbben
uygun
görülen
sağlık
kuruluşuna,
sevkeden
kuruluş veya
mevzuatla
belirlenen
yetkililerce
verilir. Her
iki durumda
da hizmetin
aksamadan ve
kesintisiz
olarak
verilmesi
esastır.
Personeli
Tanıma,
Seçme ve
Değiştirme
Madde 9-
Hastaya
talebi
halinde,
kendisine
sağlık
hizmeti
verecek veya
vermekte
olan
tabiplerin
ve diğer
personelin
kimlikleri,
görev ve
unvanları
hakkında
bilgi
verilir.
Mevzuat ile
belirlenmiş
usüllere
uyulmak
şartı ile
hastanın,
kendisine
sağlık
hizmeti
verecek olan
personeli
serbestçe
seçme,
tedavisi ile
ilgilenen
tabibi
değiştirme
ve başka
tabiplerin
konsültasyonunu
istemek
hakkı
vardır.
Personeli
seçme,
tabibi
değiştirme
ve
konsültasyon
isteme
hakları
kullanıldığında,
mevzuat ile
belirlenen
ücret farkı,
bu hakları
kullanan
hasta
tarafından
karşılanır.
Öncelik
Sırasının
Belirlenmesini
İsteme
Madde 10-
Sağlık
kuruluşunun
hizmet verme
imkanlarının
yetersiz
veya sınırlı
olması
sebebiyle
sağlık
hizmeti
talebi
zamanında
karşılanamayan
hallerde,
hastanın,
öncelik
hakkının
tıbbi
kriterlere
dayalı ve
objektif
olarak
belirlenmesini
istemek
hakkı
vardır. Acil
ve adli
vak'alar ile
yaşlılar ve
özürlüler
hakkında
öncelik
sırasının
belirlenmesinde
ilgili
mevzuat
hükümleri
uygulanır.
Tıbbi
Gereklere
Uygun
Teşhis,
Tedavi ve
Bakım
Madde 11-
Hasta,
modern tıbbi
bilgi ve
teknolojinin
gereklerine
uygun olarak
teşhisinin
konulmasını,
tedavisinin
yapılmasını
ve bakımını
istemek
hakkına
sahiptir.
Tababetin
ilkelerine
ve tababet
ile ilgili
mevzuat
hükümlerine
aykırı veya
aldatıcı
mahiyette
teşhis ve
tedavi
yapılamaz.
Tıbbi
Gereklilikler
Dışında
Müdahale
Yasağı
Madde 12-
Teşhis,
tedavi veya
korunma
maksadı
olmaksızın,
ölüme veya
hayati
tehlikeye
yolaçabilecek
veya vücut
bütünlüğünü
ihlal
edebilecek
veya akli
veya bedeni
mukavemeti
azaltabilecek
hiçbir şey
yapılamaz ve
talep de
edilemez.
Ötenazi
Yasağı
Madde 13-
Ötenazi
yasaktır.
Tıbbi
gereklerden
bahisle veya
her ne
suretle
olursa
olsun, hayat
hakkından
vazgeçilemez.
Kendisinin
veya bir
başkasının
talebi olsa
dahil,
kimsenin
hayatına son
verilemez.
Tıbbi Özen
Gösterilmesi
Madde 14-
Personel,
hastanın
durumunun
gerektirdiği
tıbbi özeni
gösterir.
Hastanın
hayatını
kurtarmak
veya
sağlığını
korumak
mümkün
olmadığı
takdirde
dahi,
ıstırabını
azaltmaya
veya
dindirmeye
çalışmak
zorunludur.
Sağlık
Durumu İle
İlgili Bilgi
Alma Hakkı
Genel Olarak
Bilgi İsteme
Madde 15-
Hasta;
sağlık
durumunu,
kendisine
uygulanacak
tıbbi
işlemleri,
bunların
faydaları ve
muhtemel
sakıncaları,
alternatif
tıbbi
müdahale
usülleri,
tedavinin
kabul
edilmemesi
halinde
ortaya
çıkabilecek
muhtemel
sonuçları ve
hastalığın
seyri ve
neticeleri
konusunda
sözlü veya
yazılı
olarak bilgi
istemek
hakkına
sahiptir.
Sağlık
durumu ile
ilgili
gereken
bilgiyi,
bizzat hasta
veya
hastanın
küçük,
temyiz
kudretinden
yoksun veya
kısıtlı
olması
halinde
velisi veya
vasisi
isteyebilir.
Hasta,
sağlık
durumu
hakkında
bilgi almak
üzere bir
başkasına da
yetki
verebilir.
Gerek
görülen
hallerde
yetkinin
belgelendirilmesi
istenilebilir.
Hasta,
tedavisi ile
ilgilenen
tabip
dışında bir
başka
tabipten de
sağlık
durumu
hakkında
bilgi
alabilir.
Kayıtları
İnceleme
Madde 16-
Hasta,
sağlık
durumu ile
ilgili
bilgiler
bulunan
dosyayı ve
kayıtları,
doğrudan
veya vekili
veya kanuni
temsilcisi
vasıtası ile
inceleyebilir
ve bir
suretini
alabilir. Bu
kayıtlar,
sadece
hastanın
tedavisi ile
doğrudan
ilgili
olanlar
tarafından
görülebilir.
Kayıtların
Düzeltilmesini
İsteme
Madde 17-
Hasta;
sağlık kurum
ve
kuruluşları
nezdinde
bulunan
kayıtlarında
eksik,
belirsiz ve
hatalı tıbbi
ve şahsi
bilgilerin
tamamlanmasını,
açıklanmasını,
düzeltilmesini
ve nihai
sağlık
durumu ve
şahsi
durumuna
uygun hal'e
getirilmesini
isteyebilir.
Bu hak,
hastanın
sağlık
durumu ile
ilgili
raporlara
itiraz ve
aynı veya
başka kurum
ve
kuruluşlarda
sağlık
durumu
hakkında
yeni rapor
düzenlenmesini
isteme
haklarını da
kapsar.
Bilgi
Vermenin
Usulü
Madde 18-
Bilgi,
gerektiğinde
tercüman
kullanılarak,
hastanın
anlayabileceği
şekilde,
tıbbi
terimler
mümkün
olduğunca
kullanılmadan,
tereddüt ve
şüpheye yer
verilmeden
ve hastanın
ruhi
durumuna
uygun ve
nazik bir
ifade ile
verilir.
Bilgi
Verilmesi
Caiz Olmayan
ve Tedbir
Alınması
Gereken
haller
Madde 19-
Hastanın
manevi
yapısı
üzerinde
fena tesir
yapmak
suretiyle
hastalığın
artması
ihtimalinin
bulunması ve
hastalığın
seyrinin ve
sonucunun
vahim
görülmesi
hallerinde,
teşhisin
saklanması
caizdir.
Hastaya veya
yakınlarına,
hastanın
sağlık
durumu
hakkında
bilgi
verilip
verilmemesi,
yukarıdaki
fıkrada
belirtilen
şartlar
çerçevesinde
tabibinin
takdirine
bağlıdır.
Tedavisi
olmayan bir
teşhis,
ancak bir
tabip
tarafından
ve tam bir
ihtiyat
içinde
hastaya
hissettirilebilir
veya
bildirilebilir.
Hastanın
aksi yönde
bir
talebinin
bulunmaması
veya
açıklanacağı
şahsın
önceden
belirlenmemesi
halinde,
böyle bir
teşhis
ailesine
bildirilir.
Bilgi
Verilmesini
Yasaklama
Madde 20-
İlgili
mevzuat
hükümlerine
ve
hastalığın
mahiyetine
göre yetkili
mercilerce
alınacak
tedbirlerin
gerektirdiği
haller
dışında;
hasta,
sağlık
durumu
hakkında
kendisine
veya
ailesine
veya
yakınlarına
bilgi
verilmemesini
isteyebilir.
Hasta
Haklarının
Korunması
Mahremiyete
Saygı
Gösterilmesi
Madde 21-
Hastanın,
mahremiyetine
saygı
gösterilmesi
esastır.
Hasta
mahremiyetinin
korunmasını
açıkça talep
de edebilir.
Her türlü
tıbbi
müdahale,
hastanın
mahremiyetine
saygı
gösterilmek
suretiyle
icra edilir.
Mahremiyete
saygı
gösterilmesi
ve bunu
istemek
hakkı;
a) Hastanın,
sağlık
durumu ile
ilgili tıbbi
değerlendirmelerin
gizlilik
içerisinde
yürütülmesini,
b)
Muayenenin,
teşhisin,
tedavinin ve
hasta ile
doğrudan
teması
gerektiren
diğer
işlemlerin
makül bir
gizlilik
ortamında
gerçekleştirilmesini,
c) Tıbben
sakınca
olmayan
hallerde
yanında bir
yakınının
bulunmasına
izin
verilmesini,
d) Tedavisi
ile doğrudan
ilgili
olmayan
kimselerin,
tıbbi
müdahale
sırasında
bulunmamasını,
e)
Hastalığın
mahiyeti
gerektirmedikçe
hastanın
şahsi ve
ailevi
hayatına
müdahale
edilmemesini,
f) Sağlık
harcamalarının
kaynağının
gizli
tutulmasını,
kapsar.
Ölüm olayı,
mahremiyetin
bozulması
hakkını
vermez
Eğitim
verilen
sağlık kurum
ve
kuruluşlarında,
hastanın
tedavisi ile
doğrudan
ilgili
olmayanların
tıbbi
müdahale
sırasında
bulunması
gerekli ise;
önceden veya
tedavi
sırasında
bunun için
hastanın
ayrıca
rızası
alınır.
Rıza
Olmaksızın
Tıbbi
Ameliyeye
Tabi
Tutulmama
Madde 22-
Kanunda
gösterilen
istisnalar
hariç olmak
üzere,
kimse,
rızası
olmaksızın
ve verdiği
rızaya uygun
olmayan bir
şekilde
tıbbi
ameliyeye
tabi
tutulamaz.
Bir suç
işlediği
veya buna
iştirak
ettiği
şüphesi
altında
bulunan
kişinin
işlediği
suçun
muhtemel
delillerinin,
kendisinin
veya
mağdurun
vücudunda
olduğu
düşünülen
hallerde; bu
delillerin
ortaya
çıkarılması
için sanığın
veya
mağdurun
tıbbi
ameliyeye
tabi
tutulması,
hakimin
kararına
bağlıdır.
Gecikmesinde
sakınca
bulunan
hallerde bu
ameliye,
cumhuriyet
savcısının
talebi
üzerine
yapılabilir.
Bilgilerin
Gizli
Tutulması
Madde 23-
Sağlık
hizmetinin
verilmesi
sebebiyle
edinilen
bilgiler,
kanun ile
müsaade
edilen
haller
dışında,
hiçbir
şekilde
açıklanamaz.
Kişinin
rızasına
dayansa
bile,
kişilik
haklarından
bütünüyle
vazgeçilmesi,
bu hakların
başkalarına
devri veya
aşırı
şekilde
sınırlanması
neticesini
doğuran
hallerde
bilginin
açıklanması,
bunları
açıklayanın
hukuki
sorumluluğunu
kaldırmaz.
Hukuki ve
ahlaki
yönden
geçerli ve
haklı bir
sebebe
dayanmaksızın
hastaya
zarar verme
ihtimali
bulunan
bilginin
ifşa
edilmesi,
personelin
ve diğer
kimselerin
hukuki ve
cezai
sorumluluğunu
da
gerektirir.
Araştırma ve
eğitim amacı
ile yapılan
faaliyetlerde
de hastanın
kimlik
bilgileri,
rızası
olmaksızın
açıklanamaz.
Tıbbi
Müdahalede
Hastanın
Rızası
Hastanın
Rızası ve
İzin
Madde 24-
Tıbbi
müdahalelerde
hastanın
rızası
gerekir.
Hasta küçük
veya mahcur
ise
velisinden
veya
vasisinden
izin alınır.
Hastanın,
velisinin
veya
vasisinin
olmadığı
veya hazır
bulunamadığı
veya
hastanın
ifade
gücünün
olmadığı
hallerde, bu
şart
aranmaz.
Kanuni
temsilci
tarafından
muvafakat
verilmeyen
hallerde,
müdahalede
bulunmak
tıbben
gerekli ise,
velayet ve
vesayet
altındaki
hastaya
tıbbi
müdahalede
bulunulabilmesi;
Türk Medeni
Kanunu'nun
272 nci ve
431 inci
maddeleri
uyarınca
mahkeme
kararına
bağlıdır.
Kanuni
temsilciden
veya
mahkemeden
izin
alınması
zaman
gerektirecek
ve hastaya
derhal
müdahale
edilmediği
takdirde
hayatı veya
hayati
organlarından
birisi
tehdit
altına
girecek ise,
izin şartı
aranmaz.
Üçüncü
fıkrada
belirtilen
ve hayatı
veya hayati
organlardan
birisini
tehdit eden
acil haller
haricinde,
rızanın her
zaman geri
alınması
mümkündür.
Rızanın geri
alınması,
hastanın
tedaviyi
reddetmesi
anlamına
gelir.
Rızanın
müdahale
başladıktan
sonra geri
alınması,
ancak tıbbi
yönden
sakınca
bulunmaması
şartına
bağlıdır.
Tedaviyi
Reddetme ve
Durdurma
Madde 25-
Kanunen
zorunlu olan
haller
dışında ve
doğabilecek
olumsuz
sonuçların
sorumluluğu
hastaya ait
olmak üzere;
hasta
kendisine
uygulanması
planlanan
veya
uygulanmakta
olan
tedaviyi
reddetmek
veya
durdurulmasını
istemek
hakkına
sahiptir. Bu
halde,
tedavinin
uygulanmamasından
doğacak
sonuçların
hastaya veya
kanuni
temsilcilerine
veyahut
yakınlarına
anlatılması
ve bunu
gösteren
yazılı belge
alınması
gerekir.
Bu hakkın
kullanılması,
hastanın
sağlık
kuruluşuna
tekrar
müracaatinde
hasta
aleyhine
kullanılamaz.
Küçüğün
veya
Mahcurun
Tıbbi
Müdahaleye
İştiraki
Madde 26-
Kanuni
temsilcinin
muvafakatinin
gerektiği ve
yeterli
olduğu
hallerde
dahi, mümkün
olduğu
ölçüde küçük
veya mahcur
olan
hastanın
dinlenmesi
suretiyle
tıbbi
müdahaleye
iştiraki
sağlanır.
Alışılmış
Olmayan
Tedavi
Usullerinin
Uygulanması
Madde 27-
Klinik
veya
laboratuar
muayeneleri
sonucunda
bilinen
klasik
tedavi
metodlarının
hastaya
fayda
vermeyeceğinin
sabit olması
ve daha
evvel deney
hayvanları
üzerinde
kafi
derecede
tecrübe
edilmek
suretiyle
faydalı
tesirlerinin
anlaşılması
ve hastanın
rızasının
bulunması
şartları
birlikte
mevcut
olduğunda,
bilinen
klasik
tedavi
metodları
yerine başka
bir tedavi
usulü
uygulanabilir.
Ayrıca,
bilinen
klasik
tedavi
metodu
dışındaki
bir metodun
uygulanabilmesi
için,
hastaya
faydalı
olacağının
ve bu
tedavinin
bilinen
klasik
tedavi
usullerinden
daha
elverişsiz
sonuç
vermeyeceğinin
muhtemel
olması da
şarttır.
Evvelce
tecrübe
edilmemiş
bir tıbbi
tedavi ve
müdahale
usulü, ancak
zarar
vermeyeceğinin
ve hastayı
kurtaracağının
mutlak
olarak
öngörülmesi
halinde
yapılabilir.
Altıncı
Bölüm'de
yeralan
hükümler
saklıdır.
Rızanın
Şekli ve
Geçerliliği
Madde 28-
Mevzuatın
öngördüğü
istisnalar
dışında,
rıza
herhangi bir
şekle bağlı
değildir.
Hukuka ve
ahlaka
aykırı
olarak
alınan rıza
hükümsüzdür
ve bu
şekilde
alınan
rızaya
dayanılarak
müdahalede
bulunulamaz.
Organ ve
Doku
Alınmasında
Rıza
Madde 29-
18
yaşından
küçük ve
mümeyyiz
olmayanlardan
organ ve
doku
alınamaz. Bu
şartları
tamam
olanlardan
teşhis,
tedavi ve
bilimsel
amaçlar ile
organ veya
doku
alınması,
2238 sayılı
Organ ve
Doku
Alınması,
Saklanması
ve
NakliHakkında
Kanun'un 6
ncı
maddesinde
öngörülen
yazılı şekil
şartına
tabidir.
Ölüden organ
ve doku
alınma şartı
ve
cesetlerin
bilimsel
araştırma
için
muhafazası
hususunda
2238 sayılı
Kanun'un 14
üncü maddesi
hükümleri
saklıdır.
Aile
Planlanması
Hizmetleri
ve Gebeliğin
Sona
Erdirilmesi
Madde 30-
İlgilinin
rızası
mevcut olsun
veya
olmasın,
Bakanlık
tarafından
tespit
edilmiş
olanlar
dışındaki
ilaç ve
araçlar aile
planlaması
hizmetlerinde
kullanılamaz.
Gebeliğin
sona
erdirilmesi,
2827 sayılı
Nüfus
Planlaması
Hakkında
Kanun ile
öngörülen
şartlara
tabidir.
Sterilizasyon
ve gebeliğin
sona
erdirilmesi
hallerinde,
hastanın
rızası ile
evli ise
eşinin de
rızası
gereklidir.
Rızanın
Kapsamı
Madde 31-
Rıza
alınırken
hastanın
veya kanuni
temsilcisinin
tıbbi
müdahalenin
konusu ve
sonuçları
hakkında
bilgilendirilip
aydınlatılması
esastır.
Hastanın,
uygulanacak
tıbbi
müdahale
için verdiği
rıza, bu
müdahalenin
gerektirdiği
sair tıbbi
işlemleri de
kapsar.
Ancak, tıbbi
işlemlerin
uygulanmasında,
bu
Yönetmelik'te
ve diğer
mevzuatta
belirlenen
hakların
ihlal
edilmemesi
için azami
ihtimam
gösterilir.
Tıbbi
Araştırmalar
Tıbbi
Araştırmalarda
Rıza
Madde 32-
Hiç
kimse;
Bakanlığın
izni ve
kendi rızası
bulunmaksızın,
tecrübe,
araştırma
veya eğitim
amaçlı
hiçbir tıbbi
müdahale
konusu
yapılamaz.
Tıbbi
araştırmalardan
beklenen
tıbbi fayda
ve toplum
menfaati,
üzerinde
araştırma
yapılmasına
rıza
gösteren
gönüllünün
hayatından
ve vücut
bütünlüğünün
korunmasından
üstün
tutulamaz.
Tıbbi
araştırmalar,
sadece,
mevzuata
göre
araştırmada
bulunmayan
yetkili ve
yeterli
tıbbi bilgi
ve tecrübeyi
haiz olan
personel
tarafından,
mevzuat ile
belirlenmiş
bulunan
yerlerde
yürütülür.
Gönüllünün
tıbbi
araştırmaya
rıza
göstermiş
olması, bu
araştırmada
görev alan
personelin
sorumluluğunu
ortadan
kaldırmaz.
Gönüllünün
Korunması ve
Bilgilendirilmesi
Madde 33-
Araştırmalarda,
gönüllünün
sağlığına ve
diğer
kişilik
haklarına
zarar
verilmemesi
için gereken
bütün
tedbirler
alınır.
Araştırmanın
gönüllüye
vereceği
muhtemel
zararlar
önceden
tespit
edilemediği
takdirde;
gönüllü,
rızası
bulunsa
dahi,
araştırma
konusu
yapılamaz.
Gönüllü;
araştırmanın
maksadı,
usulü,
muhtemel
faydaları ve
zararları ve
araştırmaya
iştirak
etmekten
vazgeçebileceği
ve
araştırmanın
her
safhasında
başlangıçda
verdiği
rızayı geri
alabileceği
hususlarında,
önceden
yeterince
bilgilendirilir.
Rıza
Alınmasının
Usülü ve
Şekli
Madde 34-
Tıbbi
araştırma
hakkında
yeterince
bilgilendirilmiş
olan
gönüllünün
rızasının
maddi veya
manevi
hiçbir baskı
altında
olmaksızın,
tamamen
serbest
iradesine
dayanılarak
alınmasına
azami
ihtimam
gösterilir.
Tıbbi
araştırmalarda
rıza yazılı
şekil
şartına
tabidir.
Küçüklerin
ve Mümeyyiz
Olmayanların
Durumu
Madde 35-
Reşit ve
mümeyyiz
olmayanlara,
kendilerine
faydası
olmadan,
sırf tıbbi
araştırma
amacı güden
tıbbi
müdahaleler
hiçbir
surette
tatbik
edilemez.
Faydaları
bulunması
şartı ile
reşit ve
mümeyyiz
olmayanlar
üzerinde
tıbbi
araştırma
yapılması,
velilerinin
veya
vasilerinin
rızasına
bağlıdır.
Kanuni
temsilci
tarafından
muvafakat
verilmeyen
hallerde, 24
üncü
maddenin
ikinci
fıkrası
hükmü
uygulanır.
İlaç ve
Terkiplerin
Araştırma
Amacıyla
Kullanımı
Madde 36-
Özel
mevzuatına
göre izin
veya ruhsat
alınmış olsa
dahi, sırf
tıbbi
araştırma
amacı ile
hasta
üzerinde
kendi rızası
ve
Bakanlığın
izni
bulunmaksızın
hiçbir ilaç
ve terkip
kullanılamaz.
İlaç ve
terkiplerin
tıbbi
araştırmada
kullanımı,
29/11/1993
tarihli ve
21480 sayılı
Resmi
Gazete'de
yayımlanan
İlaç
Araştırmaları
Hakkında
Yönetmelik
hükümlerine
tabidir.
Diğer
Haklar
Güvenliğin
Sağlanması
Madde 37-
Herkesin,
sağlık kurum
ve
kuruluşlarında
güvenlik
içinde
olmayı
bekleme ve
bunu istemek
hakları
vardır.
Bütün sağlık
kurum ve
kuruluşları,
hastaların
ve ziyaretçi
ve refakatçi
gibi
yakınlarının
can ve mal
güvenliklerinin
korunması ve
sağlanması
için gerekli
tedbirleri
almak
zorundadırlar.
Tutuklu ve
hükümlerin
sağlık kurum
ve
kuruluşlarında
muhafazaları
ile ilgili
özel mevzuat
hükümleri
saklıdır.
Dini
Vecibeleri
Yerine
Getirebilme
ve Dini
Hizmetlerden
Faydalanma
Madde 38-
Sağlık kurum
ve
kuruluşlarının
imkanları
ölçüsünde
hastalara
dini
vecibelerini
serbestçe
yerine
getirebilmeleri
için gereken
tedbirler
alınır.
Kurum
hizmetlerinde
aksamalara
sebebiyet
verilmemek,
başkalarını
rahatsız
etmemek ve
personelce
düzenlenip
yürütülen
tıbbi
tedaviye hiç
bir şekilde
müdahalede
bulunulmamak
şartı ile
hastalara
dini
telkinde
bulunmak ve
onları
manevi
yönden
desteklemek
üzere
talepleri
halinde,
dini
inançlarına
uygun olan
din
görevlisi
davet
edilir.
Bunun için,
sağlık kurum
ve
kuruluşlarında
uygun zaman
ve mekan
belirlenir.
İfadeye
muktedir
olmayıp da
dini inancı
bilinen ve
kimsesiz
olan agoni
halindeki
hastalar
için de,
talep şartı
aranmaksızın,
dini
inançlarına
uygun olan
din
görevlisi
çağrılır.
Bu hakların
nasıl ve ne
zaman
kullanılacağı
ve bu konuda
alınacak
tedbirler,
sağlık
kuruluşunun
çalışma usul
ve
esaslarını
gösteren
mevzuatta
ayrıca
düzenlenir.
İnsani
Değerlere
Saygı
Gösterilmesi
ve Ziyaret
Madde 39-
Hasta,
kişilik
değerlerine
uygun bir
şekilde ve
ortamda
sağlık
hizmetlerinden
faydalanma
hakkına
sahiptir.
Sağlık
hizmetlerinde
görev alan
bütün
personel;
hastalara,
yakınlarına
ve
ziyaretçilere
güleryüzlü,
nazik,
şefkatli ve
sağlık
hizmetleri
ile ilgili
mevzuat ve
bu
Yönetmelik
hükümlerine
uygun
şekilde
davranmak
zorundadır.
Sağlık
hizmetlerinin
her
safhasında,
hastalara,
onların
bedeni ve
ruhi
durumları
dikkate
alınarak,
hangi
işlemin
neden ve
nasıl
yapıldığı,
yapılacağı
ve
bekletilmeleri
sözkonusu
ise,
bekletilmenin
sebepleri
hususunda
gerekli ve
yeterli
bilgi
verilir.
Sağlık kurum
ve
kuruluşlarında,
insan
haysiyetine
yakışır
gereken her
türlü
hijyenik
şartların
sağlanması,
gürültünün
ve rahatsız
edici diğer
bütün
etkenlerin
bertaraf
edilmesi
esastır.
Gerektiğinde,
bu hususlar
hasta
tarafından
talep konusu
yapılabilir.
Hasta
ziyaretçilerinin
kabul
edilmesi,
kurum veya
kuruluşca
belirlenen
usul ve
esaslara
uygun olarak
ve
hastaların
huzur ve
sükunlarını
bozacak fiil
ve tutumlara
sebebiyet
vermeyecek
şekilde
gerçekleştirilir
ve bu konuda
gereken
tedbirler
alınır.
Refakatçi
Bulundurma
Madde 40-
Muayene ve
tedavi
sırasında
hastaya
yardımcı
olmak üzere;
mevzuatın ve
kurum
imkanlarının
elverdiği ve
hastanın
sağlık
durumunun
gerektirdiği
ölçüde,
tedaviden
sorumlu olan
tabibin
uygun
görmesine
bağlı
olarak,
refakatçi
bulundurulması
istenebilir.
Bu hakkın
nasıl ve ne
zaman
kullanılacağı
ve bu konuda
alınacak
tedbirler,
sağlık kurum
ve
kuruluşunun
çalışma usül
ve
esaslarını
gösteren
mevzuata
ayrıca
düzenlenir.
Hizmetin
Sağlık Kurum
ve Kuruluşu
Dışında
Verilmesi
Madde 41-
Hastalar,
aşağıdaki
hallerde
sağlık
hizmetlerinden
bulundukları
yerlerde de
faydalanabilirler:
a) Koruyucu
sağlık
hizmetlerinin
verilmesinde,
b) Tıbbi
sebeplerden
dolayı
sağlık
kuruluşuna
bizzat
gidilemeyen
veya
götürülemeyen
hallerde,
c) Tabii
afetler gibi
olağanüstü
hallerde.
Hizmetin
sağlık
kuruluşu
dışında
verilmesi
ile ilgili
usul ve
esaslar,
Bakanlık
tarafından
ayrıca
düzenlenir.
Sorumluluk
ve Hukuki
Korunma
Yolları
Müracaat,
Şikayet ve
Dava Hakkı
Madde 42-
Hastanın
ve hasta ile
ilgili
bulunanların,
hasta
haklarının
ihlali
halinde,
mevzuat
çerçevesinde
her türlü
müracaat,
şikayet ve
dava hakları
vardır.
Sağlık
Kurum ve
Kuruluşlarının
Sorumluluğu
Madde 43-
Hasta
haklarının
ihlali
halinde,
personeli
istihdam
eden kurum
ve kuruluş
aleyhine
maddi veya
manevi
veyahut hem
maddi ve hem
de manevi
tazminat
davası
açılabilir.
Ancak,
aleyhine
dava
açılacak
merciin kamu
kurum ve
kuruluşu
olması
halinde;
a) 2577
sayılı İdari
Yargılama
Usulü
Kanunu'nun
12 nci
maddesine
göre; hakkın
bir idari
işlem
dolayısı ile
ihlal
edilmesi
halinde
ilgililer,
doğrudan
doğruya tam
yargı davası
veya iptal
ve tam yargı
davalarını
birlikte
açabilecekleri
gibi ilk
önce iptal
davası
açarak bu
davanın
karara
bağlanması
üzerine dava
açma süresi
içerisinde
tam yargı
davası
açabilirler.
b) Aynı
Kanun'un 13
üncü maddesi
uyarınca,
zarar verici
eylemin
öğrenildiği
tarihten
itibaren en
geç bir yıl
içinde maddi
ve manevi
tazminat
olarak
istenilen
tazminat
miktarı ayrı
ayrı
gösterilerek
idareye
müracaat
edilmesi ve
talebin
açıkca veya
zımnen reddi
halinde
kanuni
süresi
içinde idari
yargı
mercilerinde
dava
açılması
gerekir.
Devlet
Memuru veya
Diğer Kamu
Görevlisi
Personelin
Sorumluluğu
Madde 44- Bu
Yönetmelik'te
gösterilmiş
olan hasta
haklarının
fiilen
kullanılmasına
mani olan
veya bu
hakları
başka
şekilde
ihlal eden
personelin,
cezai, mali
ve inzibati
sorumluluklarının
tamamı veya
bunlardan
bir kısmı
doğabilir.
Birinci
fıkrada
belirtilen
sorumluluklar
haricinde,
ihlalin
durumuna
göre,
personeli
istihdam
eden kurum
ve kuruluş
tarafından
personel
hakkında
uygulanacak
idari tedbir
ve
müeyyideler
saklıdır.
Kamu
Personelinin
Sorumluluğunu
Tesbit Usulü
Madde 45-
Kamu
kurum ve
kuruluşlarında
görevli
personelin,
hasta
haklarını
ihlal eden
fiil ve
halleri,
şikayet
halinde veya
idarece
kendiliğinden
tespit
edildiğinde,
hadisenin
takibi,
soruşturulması
ve gerekir
ise
müeyyideye
bağlanması
için
doğrudan
valiliklerce
veyahut
Bakanlık
veya
personelin
görevli
olduğu
kurumlar
tarafından
müfettiş
veya
muhakkik
görevlendirilir.
Kamu
Personeli
Hakkındaki
Müeyyideler
Madde 46-
Hasta
haklarının
Devlet
memuru veya
diğer kamu
görevlisi
personel
tarafından
ve görevleri
sırasında
herhangi bir
şekilde
ihlali
halinde
uygulanacak
müeyyideler
aşağıda
gösterilmiştir:
a) Kamu
görevlisi
olan
personelin
fiilinin
niteliğine
göre,
soruşturmacı
tarafından
hakkında
disiplin
cezası
teklif
edilmiş ise,
mevzuatın
öngördüğü
disiplin
cezaları
yetkili amir
veya
kurullarca
usulüne göre
takdir
edilir.
b) Hak
ihlali aynı
zamanda ceza
hukukuna
göre suç
teşkil
ettiği
takdirde,
memur olan
personel
hakkında,
Memurin
Muhakematı
Hakkında
Kanunu
Muvakkat
hükümlerine
göre yapılan
soruşturma
sonucunda
lüzum-u
muhakeme
kararı
verilir ise,
dosya
cumhuriyet
başsavcılığı'na
gönderilerek
ceza davası
açılması ve
böylece
personel
hakkında
fiiline
uygun
bulunan
cezai
müeyyidenin
tatbiki
sağlanır.
c)
Anayasa'nın
40 ıncı
maddesinin
ikinci
fıkrası, 129
uncu
maddesinin
beşinci
fıkrası ve
657 sayılı
Devlet
Memurları
Kanunu'nun
13 üncü
maddesi ve
ilgili diğer
mevzuat
uyarınca,
memurların
ve diğer
kamu
görevlilerinin
hukuki
sorumluluğu
doğrudan
doğruya
memur
aleyhine
açılacak
dava yolu
ile
gerçekleştirilemez.
Dava, 43
üncü maddede
gösterilen
usule göre,
ancak idare
aleyhine
açılabilir.
Bu
personelin
hukuki
sorumluluğunun
doğması,
idare
aleyhine
açılacak
dava
neticesinde
tazmin
kararı
verilmesine
bağlıdır.
Kamu
görevlisi
personelin
verdiği
zarar,
mahkeme
kararı
üzerine
idare
tarafından
tazmin
edildikten
sonra,
müsebbibi
olan sorumlu
personele
rücü edilir.
d) Kamu
görevlisi
personelin
mesleklerini
resmi
görevleri
dışında
serbest
olarak icra
etmekte iken
işledikleri
fiillerden
dolayı
haklarında
47 nci
maddeye göre
işlem
yapılır.
Kamu
Görevlisi
Olmayan
Personelin
Sorumluluğu
Madde 47-
Hasta
haklarının
Devlet
memuru veya
diğer kamu
görevlisi
olmayan
personel
tarafından
herhangi bir
şekilde
ihlali
halinde
uygulanacak
müeyyideler
aşağıda
gösterilmiştir:
a) Kamu
görevlisi
olmayan
personel;
hakları
ihlal edilen
hastanın
doğrudan
vaki olacak
şikayeti
üzerine veya
bu fiillerin
başka
şekilde
tespiti
halinde
Bakanlık
veya başka
kurum ve
kuruluşlar
tarafından
yapılan
bildirim
üzerine,
bunların
özel
kanunlara
göre
kurulmuş
olan kamu
kurumu
niteliğindeki
meslek
kuruluşları
haysiyet
divanlarınca
disiplin
cezaları ile
cezalandırılabilir.
b) Kamu
görevlisi
olmayan
personelin
hasta
haklarını
ihlallerinden
doğan hukuki
sorumlulukları,
genel
hükümlere
göre
doğrudan
doğruya
kendilerine
veya bunları
çalıştıran
kurum ve
kuruluşlara
karşı veya
hem
kendilerine
ve hem de
çalıştıranlara
karşı
birlikte
dava
açılarak
ileri
sürülebilir.
c) Kamu
görevlisi
olmayan
personel
hakkında,
ceza
hukukuna
göre suç
teşkil eden
fiilleri
sebebiyle
cezai
müeyyideler
tatbik
edilmesi,
genel
hükümlere
göre
doğrudan
doğruya
cumhuriyet
savcılıklarına
yapılacak
ihbar veya
şikayet
yoluyla
gerçekleştirilebilir.
|